Bugun...
Reklam
Mini mini birler


Gülsüm Tekin
.....
 
 

En küçüklerin büyük bir heyecan ve mutlulukla okula başlaması bir ayı geçti bile. Oyun ve okuma yazmaya hazırlık çalışmalarıyla başlayan okul hayatı ciddi yüzünü göstermeye başladı. İlkokula başlamış olan çoğu çocuğun ve çocuklardan çok ailelerin korkulu rüyası muhteşem ikili Ela ve Lale ile tanıştılar. Çocukların bir kısmı bu süreci sorunsuz atlatıp okuma yazmayı kolayca öğrenirken maalesef bazıları için okul hayatı ve özellikle ödevler kabusa dönüşebiliyor. Anne baba evde ne yaparsa yapsın çocuk ısrarla öğren(e)miyor (mu?)!

Bu aralar en sık karşılaştığım sorular birinci sınıf velilerinden geliyor. ‘Çocuğum okuyamıyor, yazamıyor, harfleri – heceleri tanıdığı halde birleştiremiyor. Saatlerce çalıştırıyorum yine de olmuyor. Gece yarılarına kadar ödev yapıyoruz ama bitmiyor!’

Hatta dozu yükseltmiş olan veliler de azımsanmayacak kadar çok. ‘Bir tek benim ki mi yapamıyor? Bağırıyorum, cezalandırıyorum olmuyor. Geçen gün dayanamadım vurdum.’ diyerek isyanını dile getiren, çocuğunun zekasından şüphelenen veliler maalesef o kadar çok ki.

Bundan bir ay öncesine kadar hayatının tek amacı oyun oynamak olan çocuklarımızdan bir anda saatlerce masa başında oturup verilen harfleri tıkır tıkır okuyup yazmalarını bekliyoruz.  Bütün gününü okulda masa başında geçiren çocuk eve de ödev getirdiğinden daha oyun çağında olmasına rağmen evde de kalan zamanını ders çalışarak geçirmek zorunda bırakılıyor. O kadar hayati bir meseleye dönüyor ki,  hayatın merkezine okuma yazma çalışmaları oturuyor ve bundan önemli hiçbir şey yokmuş gibi davranılıyor. 

Onun için nefes almak kadar önemli olan ve bundan bir ay öncesine kadar özgür olduğu oyun dünyasını elinden alıyoruz. Oyun dünyasıyla birlikte hayallerine kelepçe vuruyoruz farkına varmadan.

Sevgili veliler sağlıklı hiçbir çocuğun okuma yazmayı öğrenmemesi için bir sebep yoktur. Sizin kendinizi ve çocuğunuzu bu kadar yıpratmanıza gerçekten gerek yok, çocuğunuz ondan önce okula başlamış olan tüm çocuklar gibi okuma yazmayı öğrenecek.

Birinci sınıfta zorlanan çocukların çoğunun ebeveynleri fazla stres yapanlar ve çocuğunun başarısız olacağına dair korkuları olanlardır. Çocuğunuzun bir öğrenme güçlüğü olduğuyla ilgili ciddi şüpheleriniz varsa bir uzmandan yardım almaya çekinmeyin. Eğer böyle bir durum söz konusuysa erken fark edilmesi çocuğun doğru yönlendirilmesi için çok önemli.

Zihinsel, fiziksel ve ruhsal gelişimi yaşıtlarıyla aynı düzeyde ise okuma yazmayı hemen öğrenemiyor olması onun ileride başarısız olacağı anlamına gelmez. Bu yaştaki çocuklara bu çalışmalar anlamlı gelmediğinden tepki oluşturabiliyorlar çünkü Lale ve Ela’nın el ele olması onlar için çok da önemli değildir J

7 yaşındaki bir çocuğun henüz oyun çağında olduğunu unutmadan masa başı öğrenmiyorsa farklı öğretim şekilleri deneyin. Bu yaştaki çocuklar en kolay oyun içinde öğreniyor. Arabaları seviyorsa heceleri arabalara yapıştırın sıralasın, yarıştırsın; bebeklerine isim etiketi yapın, hece ve kelimelerden oluşan tombala oynayın – oynatın.

En önemlisi sabırlı olun. Varsın sınıfında okumayı yazmayı öğrenen ilk çocuk o olmasın. Baskı görerek ve yıpratılarak okula başlayan bir çocuğun okulu olumlu bir bakış açısı geliştirmesini bekleyemeyiz. Sevmediği bir ortamda hiç kimse başarılı ve daha da önemlisi mutlu olamaz.

Umutlarımızı yitirmememiz dileğiyle

Sevgiyle kalın





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI